Özlü Sözler derlemem

Aristo:
“Sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek. Sevmek zevktir ama yalnız sevilmenin hiçbir zevki yoktur”

Balzac:
“Aşk yaşamında kadın, ancak hünerli bir çalgıcının elinde dile gelen bir lir gibidir. Kadınlar bizleri sevdikleri zaman her suçumuzu bağışlarlar”

Augustinus:
“Sevgi ruhun güzelliğidir.”

Basta:
“Erkek az fakat sık sever, kadın ise çok ancak bir kez sever”

Bulor:
“Aşk cennetin dilinden bize kalan tek andir”

Jacob Boehme:
“İstek, hareket, genişleme, yön veren tezlere bilgelik eklendiginde aşk olur”

Eugene Delacroix:
“Aşkı anlatabilmek için yeryüzünde var olan dillerden başka bir dil ister”

Duclos:
“Aşk bıkılmayandır. Her şeyden bıkılabilir ama aşktan … hayır”

Epikür:
“Bilge olan evlenmez. Evlense bile aşkın vehimlerine kapılmaz… Bir uygarlığın yetkinliği ve insanlığı ancak kardeşlik ve sevgiyle olasıdır.”

Faulkner:
“Aşkı kitaplara soktuklari iyi oldu, yoksa belki de başka yerde yaşayamayacaktı.”

Feuerbach:
“Varlık sezginin, duyunun ve aşkın bir sırrıdır. Bu kişi, bu şey yani bireysel, yalnız duyumda, yalnız aşkta, mutlak bir değere sahiptir. Sonlu ve sonsuz orada bulunur. Aşkın sonsuz derinliği ve aşkın gerçeği, bununla yalnız bununla kaimdir” “… En derin ve en yüce gerçekler duyumlarda saklıdır. Böylece genel olarak başımız dışında bulunan bir nesne varolusun gerçek ve ontolojik belgesi aşktır, varoluşun aşktan ve duyumdan başka belgesi yoktur.”

François M. C. Fourier:
1) Geçici ya da keyif verici aşklar ki, bu oyuncular, kahpeler, arsızlıkk aşkları gibi şekillere ayrılır.
2) Az çok bir süresi olan fakat kısır aşklar ki, bunlar gözde aşklardır.
3) Yalnız bir çocuk doğurtan geçici aşklar ki, bunlar dölleyen aşklardır.
4) Karılar ve kocalar aşkıdır ki, bu iki tarafın isteği ile yıllarca sürer ve bir çok çocuk doğurtturur. Fakat bunlar birbirleriyle yaşayıp yaşamamakta serbesttir.”

Freud:
“Yaşam belirtisinin kökeninde duygulanma; duygulanmanın da temeli aşktır”

Geothe:
“Sevilenin kusurlarını hoş görmeyen sevmiyor demektir”

Paul Henri D. Holbach:
“İnsanlara kendi akıllarına saygı duymaları ve cesur olmaları telkin edilmeli ve kendileri için arkasından koşması gereken hayallere gereksinimleri varsa, doğruluk, iyilik ve barış sevgisini benimsemeleri öğretilmelidir”

Konfüçyus:
“Dinsel erdem, insanlığı sevmekle olanaklıdır. Bu sevgi hissi, aileden toplumdan hükümete dek karşılıklı olarak uzamalıdır”

Albert Hubbart:
“Aşk yaşamdır deriz, ancak umutsuz inançsız aşk ölümden beterdir.”

Montaigne:
“Aşk utanma ve çekinmenin olduğu yerde vardır.”

Mu-Ti:
“Kim başkasını severse kendisi de sevilecektir. Başkalarını kazandırmış olan kendisi de kazanmış olacaktır. Tüm insanlar kendileri arasında karşılıklı bir sevgi hissederlerse, güçlüler zayıfları avlayamazlar, sayıları çok olanlar daha az sayıdakileri, baskıları altına alamazlar. Zenginler yoksulları asla baskıları altına alamazlar, usta olanlar da beceriksizlerle alay edemezler. Sevgide tarafsızlık, kişisel sevgide yanılmayi önler; tarafsız sevgi kişisel sevginin de güvencesidir.”

Robert Owen:
“İnsana karşı sonsuz bir sevgi ve şefkat duyabilmek için dinsel inançlardan kurtulmak gerekir.”

Shakespeare:
“Değişiklikle karşılaşınca değişen aşk, aşk değildir… Aşk gözle değil ruhla görülür.”

Schiller:
“Ey aşk, güzel ve kısasın… Aşk insanı birliğe, bencillik yalnızlığa götürür.”

Stendal:
“Aşk, coşku ve tutku olduktan sonra insan hiç sarsılmaz, bunlar olmayınca yaşam neye yarar”

Mark Twain:
“Hiç kimse uzun süre evli kalmadıkça gerçek aşkın ne olduğunu anlayamaz.”

Oscar Wilde:
“Erkekler kadınların ilk aşki, kadınlar da erkeklerin son aşkı olmak ister.”

François Bacon:
“Büyük insanlarda, liyakat sahibi olanların kendilerini budalaca aşka kaptırdıkları görülmez. Büyük ruhlar ve büyük işler aşkla uzlaşmaz”

Bailey:
“Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır”

Franz Xaver Von Baader:
“Özgürlük aşk değildir, yalnız aşkın kapısıdır.”

Jeremy Bentham:
“Aşk hazzı, dostlukla duyu hazlarından yoğrulmuştur”

Antoine Bret:
“Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur”

La Cordaire:
“Aşk her şeyin başlangıcı, ortası ve sonudur”

Descartes:
“Bir şey kendimiz için iyi, yani uygun gibi sunulmuşsa ona karşı aşk duyarız.”

Epiktet:
“Hareket etmenin nedeni ‘istek’ ve ’sevmektir’, bu ise düşünmektir. Aşk tutkudur. Iyi ya da kötünün ne olduğunu fark edemeyen insan nasıl sevebilir”

Douglas Ferrola:
“Aşk kızamığa benzer, insan ne kadar geç yakalanırsa o kadar ağır geçer”

Fenelon:
“Sevmeden yaşamak yaşamak değildir. Az sevmek ise sürüklenmektir.”

Dante:
“Geniş varlık denizinin her yanında geniş bir aşk akışı vardır. Fiziksel devinim, bitkisel yaşam, zihinsel yaşam… hep evrensel aşkın derece derece yükselen aşamalarını oluşturur. Aşağı derecelerinde yanılmayan aşk, akılla aydınlandığı zaman iyilik ve kötülüğe eğilim kazanır. Aşk kusursuz olmayan iyiliklerin üzerinde de vardır. Hatta irade, hile ve şiddet kullanmak yoluyla bir başkasının kötülüğüne çalışmış olsa bile yine aşka uyar. Kötülükler aşktan uzaklaşma oranında bir takım derecelere sahiptir ve kötülük aşka yaklaşmak için sarf ettiği güç oranında erdeme yaklaşmış olur.. Cehennem bile adalet kadar aşkın eseridir”

Efes’li Heraklitos:
“Duyu organları akılsız ruhlara hizmet ettikleri zaman kötü tanıklardır. Eşek samanı altına tercih eder; köpek tanımadıklarına havlar. Domuz için çamur saf sudan daha değerlidir. Deniz suyu ister temiz ister kirli olsun, balıklar için kurtarıcı insanlar için uğursuzdur.”

Geraldy:
“Erkeğin yaradılışında sevmek yoktu. Ona aşki öğreten kadındır”

Victor Hugo:
“Aşk bir deniz, kadın onun kıyısıdır.”

François La Rocheffoucauld:
“Tüm duygularımız ve tutkularımız rastlantı ve çıkarın eseridir ve bizim erdem, aşk, karşılık beklemezlik dediğimiz şeyler de hoşgörülerden başka bir şey değildir. Adalet aşkı nedir? Adaletsizlik ızdıradından korkmaktır. Aşk sahip olduklarımızın bizden alınması korkusudur. Aşk duyuların bir hummasıdır.”

Holty:
“Aşk kulübeyi altından bir saraya benzetir.”

Moliere:
“Kadınların büyük tutkusu aşkı ilham etmektir. İnsanı aşkın güzellikleri yaşatır.”

Newton:
“Aşk köprü kurmaktır. İnsanlar köprü kuracaklarına duvar ördükleri için yalnız kalırlar.”

Mevlana:
“Bir aşkı başka aşk söndürebilir. Aşkta ne yükseklik, ne alçaklık, ne de akıllılık ve akılsızlık vardır. Hafızlık, şeyhlik, müritlik yoktur. Sadece kepazelik, aşağılık ve rintlik vardır. İnsanın toprağını aşk şebnemi ile yoğurdukları için alemde yüzlerce fitne ve kargaşalık peyda olur. Aşkın yüzlerce neşteri, ruhun damarlarına sokuldu ve oradan gönül adı verilen bir damla aldı… Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı.”

J. J. Rousseau:
“Aşk mutluluğunu evlendikten sonra da sürdürebilseydik, dünya cennet olurdu. Duygulu gönüller sevginin her türlüsü için duygulu degil mi?”

Madame De Scudery:
“İnsan sevmeye başladı mı, yaşamaya da başlar.”

Seneca:
“Yalnız akıllı bir insan sevmesini bilir. Sevip de yitirmek, sevmemiş olmaktan daha iyidir.”

Cenap Sehabettin:
“Kadın olsun, kitap olsun cildine aldanmayip içindekilere bakılmalıdır.”

Voltaire:
“Aşk bir tablodur, onu doğa çizmiş ve hayal süslemiştir. Tanri kadınları erkekleri evcilleştirmek için yarattı.”

xx

Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur. P.Drucker

Doğru yolda giden kaplumbağa eğri yolda giden yarış atını geçer. J. J. Rousseau

Hiç kimse başarı merdivenine elleri cebinde tırmanmamıştır. Konfüçyüs

Uçurtmalar, rüzgar kuvvetiyle değil, bu kuvvete karşı uçtukları için yükselirler. William Churchill

Hırs bir teknenin, yelkenini şişiren rüzgara benzer. Fazlası tekneyi batırır. Azı da tekneyi olduğu yerde saydırır. Voltaire

Deha, insanın kendi ateşini yakmasıdır. J.Foster

İnsanoğlunun içinde uyuyan güçler vardır. Kendisi bile şaşırır. Çünkü bu güçlere sahip olduğu aklından bile geçmez. Bu güçleri uyandırıp eyleme geçebilirse, o kişinin hayatında büyük bir devrim olurdu. Swette Marden

Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki! Nietzche

Harikulade şeyler ancak içlerindeki bir şeyin koşulların üzerinde olduğuna inanma cesareti gösterenler tarafından yapılmıştır. Bruce Barton

Kaplumbağaya dikkat et! Ancak kafasını çıkarıp risk aldığında ilerleyebilir. James B. Conant

İmkansızlık yalnızca tembellerin sözlüğünde yer alan bir kelimedir. Napoleon

Harekete geçerken ilkel, plan yaparken stratejik olun. Rene Char

Çok küçük bir başarı çok büyük bir plandan daha iyidir. Leon Duguit

Küçük işleri iyi yapmak, büyük işleri daha iyi yapabilmeye giden yoldur. Anonim

Küçük avantajların peşinden koşarken büyük başarılardan olabilirsiniz. Konfüçyüs

Çok konuşan az iş yapar. Schiller

Hayatınızı cesurca kabullenin, başarıya dönüştüğünü göreceksiniz. Emerson

Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Albert Einstein

Akıllı adam, aklını kullanır. Daha akıllı adam, başkalarının aklını da kullanır. Bernard Shaw

Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir. Cenap Sahabettin

Yapılırken heyecan duyulmayan işler başarılamaz. Emerson

ve aşka dair:
Aşkın olduğu yerde olmasın bir damla gurur, gururun olduğu yerde aşk ızdırap olur

Uzaklıklar küçük sevgileri yok eder büyükleri ise yüceltir tıpkı rüzgarın mumu söndürüp ateşi alevlendirdiği gibi

İnsanlar bir kırmızı gül peşinde koşarken, ayakları altında ezilen papatyaları görmezler

Esaret dağlarında gül olmaktansa, hürriyet dağlarında diken olmayı tercih ederdim

Rüzgar alabildiğine hırçın , yağmur alabildiğine inatçı , yüreğin onlara inat sanki bir liman…Tıpkı gözlerindeki huzur gibi

Aşk bir güle benzer, çiçek kısmında aşkın sonsuzluğunu yaşarsın , diken kısmında ise sonsuz acıları yaşarsın

Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyipte dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa görülebilecek harika bir rüyasın sen

Şafak vakti yağan bir çiğ tanesi kadar masum, gün batımında denizlerden esen rüzgar kadar çılgın ve okyanusların derinliklerindeki inci tanesi kadar özelsin

Bazı şeyleri anlatmak için kelimeler yetersiz geliyor. Sana olan susuzluğumu gözlerini gözlerimle doyurduğum an anlarsın aşkım

Karanlık akşamlarda, mutsuz yarınlarda,Yalnızken uzaklarda gülmeyi sakın unutma…Sevdiğin bıraksada seninle olmasada, sevildiğini unutsanda sevmeyi sakın unutma

Güneş herkes için doğar, Ay ise gece uyuyamayanlar için… Sen bu gece uyuma, kapatma gözlerini… Ben bu gece AY olacağım ve sadece SENİN için doğacağım

Yakınlaştıkça kaybolan bir kente dönüşürdün Keşfedilmezim olurdun içinde yolculuk etsemde…Günahkar mevsimimdin Hiç umut yoktu sende,o yüzden vazgeçilmezdin.Vazgeçilmezimdin

Ne seni unutturacak kadar zaman geçecek, ne de geçen zaman seni unutturmaya yetecek. Senden uzaktayım diye unuturum sanma. Zaman sana alısmayı öğretti unutmayı asla

Aşk birine şiddetle sarılma, onunla aynı yerde olma, ruha güvenli bir sıgınak bulma özlemidir

Tıpkı sigara gibisin yanışı gözlerin, ateşi dudakların, ama tek farkın var sigarayı ben, beni de sen yaktın

Ölmek unutmak değildir. Ama unutmak ölmektir

Aşkı reddetmek, güneşin batışını görmekten üzüntü duyduğun için, doğuşunu izlemekten zevk almayi reddetmeye benzer

İnsanlar her ne kadar sonbaharı ayrılık mevsimi kabul etmişlerse de, kaderde ayrılık varsa sonbaharı beklemez

Hayatta en kötü şey merhaba diyerek tutuşan ellerin elveda diyerek ayrılmasıdır

Eğer kader birgün bize ayrılık oyununu oynarsa şunu bil ki bir tanem, son nefesimde bile isminle ruhumu teslim edeceğim

Alaca karanlığı sevmem, ya gündüz olmalı yada gece. Kurşun ya namluda kalmalı, yada derinden vurmalı. Sevdimi ya ölümüne sevmeli, yada çekip gitmeli

Sevgim günah olmayacak kadar masum, köle olmayacak kadar özgür, ulaşılamayacak kadar derin, unutulamayacak kadar yakın ve tek seninle yaşanacak kadar özeldir

Sen ne kadar uzaktaysan bana o kadar yakınsın.Zaman ve mekan engel değil.Çünkü sen zaman ve mekanla sınırlı olan değil,sınırsızlığı yakalayan yüreğimdesin

Güneşin ışığındasın, gecenin karanlığında…Suyun damlasındasın, selin coşkusunda… Kimi yanımdasın, kimi rüyamda…Ama hep aklımdasın. Bunu unutma

Gördüm diyebilseydim eğer, gördüklerime kimseler inanmazdı, hayal derlerdi. Bilselerdi sende neler gördüğümü, bir ömür boyu hayal görmek isterlerdi

Benim sana olan sevgimi öğrenmek istiyorsan yağmurda elini açıp damlaları tutmaya çalış. Tuttukların senin bana sevgin, tutamadıkların ise benim sana sevgimdir

Sevgi yüreğimde esrarlı bir deniz oldu, kirpiklerim ıslandı dalgalarla , gemiler yol aldı içimde, enginlere açılmak için uçan bir martının kanadında sonsuzlukta zuhur edecek sevgi kırıntılarını ona hasret duranlara ulaştırmak dileğiyle

Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim?

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki birtanem her gün yağmur yağardı.

Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle… Bir tutam sevinç, bir tutam umut ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.

Bir gül olmak isterdim! Neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için?

Seni bulmaktan çok aramak isterim! Seni sevmeden önce anlamak isterim! Seni bir ömür boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim.

Hani gözler vardır sözleri anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır…
Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, karbeyaz tüylerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat.

Dün gece sen uyurken kızıla boyadım denizleri, uçurumdan attım sessizliği, haber saldım rüzgarlara, fısıldasınlar kulağına seni ne kadar çok özlediğimi…

Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu. Hissettin mi?

Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın!..

Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim, bir tek sensiz olamaz.

Seni her düşündüğümde kalbime bir yıldız çiziyorum. Benim şimdi kaç yıldızım var biliyor musun? Benim artık bir gökyüzüm var..

Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm…

Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz…

Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek; ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek!

Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam!

Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da… Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de… Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek…

Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir? Çünkü sen benim için daima teksin!

Dünde, bugünde, yarında? Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım!

Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek için, sana sen kadar yakın olmak isterdim ki beni, seni sevdiğim kadar sevebilmen için?

Güneşi seviyorum diyorsun güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Korkuyorum sevgilim çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!

Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayım kokunu. Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü rüzgarla bulsun… Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu zulamda bulsun ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsın ölümüm olsun.

Yardım etmek mi istiyorsun? O zaman dinle; yaşama sevinci getir bana çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden. İhtiyacım var bu ara unutmak üzereyim mutluluğu, unuttum sıcak bir çayın tadını, esen rüzgarın serinliğini, hadi durma öyle hatıralarımı canlandır, iyi olanları?

Eğer seni nasıl ve ne kadar sevdiğimi öğrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalısın çünkü sana olan sevgimi anlatmak için kelimeler bulamıyorum. Ama bir şeyi bil ki seni çok seviyorum?

Bir insanı sevmek onunla yaşlanmayı kabul etmek demektir benim için. Ben seni seviyorum ve bir ömür boyu seninle olmak istiyorum.

Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler. İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler. Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem?

Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum.

Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek. Gündüzleri yıldızları görmek marifet, aşık olmak önemli değil, bir ömür boyu sevebilmek marifet?

Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar uzak onlar kadar erişilmezsin ama bir farkın var onlar bin tane sen bir tanesin.

@–)–) sana dijital bir gül yolluyorum, çünkü bu uzaklarda elimden ancak bu kadarı geliyor. Ama bil ki gerçeğini, gözlerinin içine bakarak vermek isterdim. Ve seni sevdiğimi fısıldamak.. Seni seviyorum! Aşkım, birtanem, her şeyimsin?

Hep kalanlara gidenleri kattım! Bir gün yerine geçemediler. O kalanlara gidenleri kattım yine de bir tane ?sen? edemediler. Önceleri hasreti hiç tatmadım, yarimden hiç ayrı kalmadım, biter diye takvimlere baktım. Zor geldi ayrılık alışamadım. An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış? Seni çok seviyor ve özlüyorum. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getiriyorum?

Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa görülebilen harika bir rüyasın! O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Dolanıp sarmak geliyor içimden, saramıyorum. Öylesine bağlanmışım ki, sensiz duramıyorum. Seni çok seviyorum?

Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultanı oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun?

Sen var ya sen aynı sigaram gibisin. Dumanı gözlerin? Külü dudakların… Yalnız aranızda bir fark var sigaramı ben, beni ise sen yakıyorsun…

Bir insanın idealleri olmalı, sonsuzluk gibi. Bir insanın özlemi olmalı, özlemle açan çicekler gibi. Bir insanın bir tanesi olmalı, tıpkkı senin gibi.

O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.

Yüreğimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yaşatan tek duygu senmişsin bebeğim…

Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin…

Sen bazen zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen hayatın cesaret veren mutluluk yanı ve sen her zaman sevgimin tek nedenisin.

Günün ilk ışıkları sahile vurduğunda, martılar yalnızca ikimizin anlayacağı bir dille şunu fısıldar denizin kulağına: Seni çok özledim…

Seni seviyorum çünkü elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman, üzüntülerimi alıp onların yerine o tarifsiz sıcaklığı koymayı başarıyorsun…

Sana nasıl hitap etmeliyim bilmiyorum. Hayatım desem hayat çok kısa, çiçeğim desem çiçek soluyor. Sana canım demeliyim, çünkü bu can sen oldukça yaşıyor…

Doğan her günün sabahında, içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak..

Seni unutmak için and içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.

Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.

Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım?

Rüzgar alabildiğine hırçın,yağmur alabildiğine inatçı, yüreğin ise onlara inat sanki bir liman… Tıpkı gözlerindeki huzur gibi…

Önce düştüğümde kalkmayı, sonra aleve dokunduğumda acıyı, sevmeyi öğrendim, sevilmeyi her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim!

Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun. Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun…

Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine, gözlerin zamansız takılırsa, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde özlemişsindir beni?

Allah gücü erkeğe, güzelliği kadına vermiş… Ne var ki her şeyi yenen güç, güzelliğe yenilmiş…

Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Geldiler mi?

Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki…

Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti… En değerli hazinemsin benim, canımsın.

Bazı rüyalar diğerlerinden çok uzun sürer. Bazıları da çok çok güzel. Benim en uzun ve en güzel rüyam şu an bu mesajı okuyor.

Hasret kapımda nöbetler tutuyor. Sevgilim uzak bir şehirde gözlerim onu arıyor…

Bir kuş olup gitsem, aşsam şu enginleri, varsam senin yanına. Öpsem doyasıya, koklasam seni…

En güzel yarınlar senin olsun, sen buna layıksın ömrün mutluluklarla dolsun. Eğer gün gelir de sen beni unutursan, inan ki tatlım canın sağolsun.

Bir deniz düşün “susuz”, bir gece düşün “uykusuz”, bir insan düşün “sevgisiz”, bir bahar düşün “çiçeksiz”, bir de beni düşün “sensiz”…

Ne seni unutmak için bir çabam var ne de aşkımı körükleyen bir rüzgar… Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm ne de görmeye dayanacak kalbim var.

Hadi gel tut ellerimi! Benimle yan! Benimle meydan oku her çaresizliğe! Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım nice yıllara…

Ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime değse samanyolundan bir yıldız düşer.

Yatağını gül yapraklarıyla, rüyalarını papatyalarla süsledim, üzerini sevgimle örttüm tüm kabuslarını da ben aldım ki sen rahat uyu birtanem!

Sen seni seveni görmeyecek kadar körsen, O da sana sevgisini söylemeyecek kadar gururludur.

Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi değil, özlediğimi bil her an hiçbir şey seni sevmek gibi değil…

Yatağını gül yapraklarıyla, rüyalarını papatyalarla süsledim, üzerini sevgimle örttüm tüm kabuslarını da ben aldım ki sen rahat uyu birtanem!

Kimsin sen? Yaşamak isteyip de yaşayamadığım umutlarım, farkında olmadan yıllardır beklediğim mi? Kimsin sen? Sen benim sevdiğimsin, sevdiğimi söyleyebildiğim…

Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni çok sevmeye devam edeceğim…

Gözleri uzaklıklar değil, bazen de göze alamadığımız yakınlıklar acıtır.

Seni ben değil gözlerim seçti, onlar sevdi onlar beğendi. Sen benim değil onlarınsın gittiysen bana ne onlar ağlasın…

Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi değil, özlediğimi bil her an çünkü hiçbir şey seni sevmek gibi değil!

Beni karanlıktan aydınlığa, yalandan gerçeğe, ölümden ölümsüzlüğe götürdüğün için teşekkürler… Seni seviyorum!

Sen çöllerde serap gibisin, engin denizlerde yakamoz, ormanın denizinde huzur gibisin, ışığım sensin, güneşimsin… Bil ki çok özlendin…

Bir erkekle mutlu olmak için onu çokça anlayıp az da olsa sevmek; bir kadınla mutlu olmak içinse onu çokça sevip, anlamaya hiç çalışmamak gerekir

Bir gün sevgilim sordu aşk nedir diye… Biraz zaman istedim düşüneyim diye, ertesi gün gördüm onu bir başkası ile, kulağına fısıldadım aşk ızdıraptır diye.

İnsanlar gelmeleriyle yanlızlıklarını dağıtanları severler, gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.

Bir insanın idealleri olmalı, sonsuzluk gibi… Bir insanın özlemi olmalı, özlemle açan çiçekler gibi… Bir insanın birtanesi olmalı, o da senin gibi…

Sevgililer öpüşürken neden gözlerini kapatırlar bilir misin? Çünkü gözleriyle değil de kalpleriyle görmek isterler… Yani hissetmek isterler. Ben de seni ruhumun derinliklerinde hissediyorum sevgilim çünkü seni çok seviyorum.

Bir yudum sevgi koskoca bir okyanusa bedeldir. Şimdi uzaklarda senin bir yudum sevgine hasretim sevgilim. Seni hasretimi tüketircesine kucaklıyorum…

Hayatta hiçbir şey ilk aşkın yerini tutamaz insan sevse bile o ilk aşk hiç unutulmaz.

Her seven adsız bir kahramandır ve insan sevebildiği kadar insandır.

Sanma ki ismini bir başkası silecek seninle başladım seninle bitecek…

An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış…

Sen en büyük sevgiyi hak edecek kadar mükemmel ama herkesin sevmeyi hak edemeyeceği kadar özelsin.

Hasretin öldürdü beni! Şimdi geceler çaresiz. Şimdi yağmur damlası gelip konar dudaklarıma sessiz. Söylemiş miydim hasretin öldürdü beni hiç sebepsiz.

Gidenler yokluklarıyla değil giderken söyleyemedikleri sözler yüzünden hüzün verirler!

Sana şarap vereceğim, iç ama sarhoş olma. Sana bir gül vereceğim, kokla ama soldurma. Sana kalbimi vereceğim, sev ama incitme!…

Bir aptalın sizi öpmesine izin verin ama bir öpücüğün sizi aptal etmesine asla!


0 yorum var: