Dedenin feneri Bu Gece de Tat Vermedi

Fenerbahçe kendi sahasında Dinamo Kiev'e gol atmayı başaramadı. İki takım sahadan birer puanla ayrıldı

Dünya borsaları kadar çalkantılı, Kafkaslar kadar tedirgin, Ortadoğu gibi fırtına öncesi sessizdi Fenerbahçe. İşler sarpa saracak mı, yoksa direksiyon hakimiyeti tekrar kurulacak mı? Tünelin ucundaki fener Şampiyonlar Ligi umudu mu, yoksa ‘Deniz Feneri’ misali her şeyi allak bullak edecek bir sıkıntının emaresi mi? Sorular, sorular sorular… Merak ediyorduk hepimiz. Belki de aynı merak yüzünden bayramın ilk günü falan demeyip tribünleri doldurdu Fenerbahçeliler. En son Chelsea’yi devirdikleri kupada anıları yeniden yüklemek istiyorlardı. İstatistikler de hiç bu kadar güzel gözükmemişti Fenerlinin gözüne. 8 maçtır galip, 14 maçtır kaybetmiyordu takımları. Kiev ekibi ise 8 maçtır galibiyet nedir bilmiyor, Devler Ligi’ndeki son galibiyetini ta 2004’te almıştı. Yayına kalınan yerden devam etmek için bundan iyi fırsat olur muydu? Olmadı, olamadı. Geçen seneden geriye neredeyse kaybetmediğine sevinecek bir takım kalmıştı.

Kaleye atılan ilk şut 8’de Aliyev’den geldi. Kötüydü. Ama 12’de soldan gelen ortada Edu az daha pozisyon ikramı yapıyordu. O da olmadı. Buna karşın Fenerbahçe, istekli ve baskıcı gözükse de verimsizlikten mustaripti. Topu ayağına alan oyunu paylaşacağı adam arıyor, fakat sitemkâr halı saha gözleriyle etrafı taramaktan başka bir şey yapmıyordu. 15 geçilirken anladık ki Dinamo işlemeye başlamıştı. 20’de ilk kez rakip kıta sahanlığında etkili gözüktü Sarı-Lacivertliler. Kazım, Güiza ve Alex’li bu pozisyon aslında kaleye gidiş yolunun da ipucunu veriyordu. Kanatlar daha fazla çırpılmalı, oyunun enine yayılmalıydı. Ayrıca Kiev’de birkaç kişinin vekaletini de almış gibi oynayan Aliyev’in tedirgin edici randımanı bir şekilde düşürülmeliydi. Fakat işler pek istenildiği gibi gitmiyordu. Emre kanatran içeri kayıyor, Gökhan ve Kazım ise göz teması kurmakta bile zorlanıyordu. 34’te tedirgin değil tehdit edici geldi Kiev. Top hakimiyetleri yavaş yavaş pozisyon da yaratır olmuştu. Lakin onlar da henüz golü düşünmüyorlardı. İlk yarı Fenerbahçe adına tek şutla, kontrol takıntılı ve bir o kadar kekeme oyunla bitti. İkinci yarı için gerekli müdahaleler ABD hükümetinin borsaya yapması beklenenden daha sert ve etkili olmalıydı. Aksi takdirde maçın pusulası her an şaşabilirdi.

İkinci devrede ilk hamle Yuri Semin’den, ilk şut ise Fenerbahçe’den geldi. Etkisiz Bangoura yerine Şatskih girmiş, ama oyunun perdesini Sarı-Lacivertliler açmıştı. 49 dolduğunda ilk yarının o silik takımı iki kere golün kenarından dönmüştü. Bu tempolu başlangıç haliyle bir teyakkuz yarattı Kadıköy’de. Gelin görün ki devamı aynı akıcılıkla gelmedi. Niyet vardı belki, ama debi bir türlü yükselmiyordu. Kazım ve Emre patikalarını bulamıyor, takım ortada kümelendiği için hücum varyasyonları sıkışıyordu. Gerçi, 71’de Volkan’ın önde yakalanışını saymazsak, pek pozisyon da sunmadılar. Fakat Chelsea’leri, Inter’leri devirmiş bir takım bununla avunamazdı. Aragones bu ‘derin dondurucu’ oyuna 75’e dek hiç müdahale etmedi. Onda da sakatlanana Alex yerine Burak girdi. Baktılar olmayacak taraftar itmeye başladı çocukları. O da ancak 88’de bir Kazım şutuna yetti sadece. Anlaşıldı; Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final giderek bir anıya dönüşecekti.

MAÇTAN NOTLAR

* Fenerbahçe’de, sakatlığı geçen Edu, bir ayı aşkın sürenin ardından takımdaki yerini aldı. Turkcell Süper Lig’in ilk haftasında Gaziantepspor'la oynanan maçta sakatlandıktan sonra Sarı-Lacivertli ekibin ligde dört, Avrupa kupalarında da iki maçında forma giyemeyen Edu, altı maçlık ayrılığın ardından sahadaydı. Brezilyalı futbolcu dün ayrıca Fenerbahçe formasıyla 100. maçına çıktı. Lig, kupa, Avrupa kupaları ve özel maçlar dahil olmak üzere 99 maçta sarı-lacivertli formayı giyen Edu, 'Devler Ligi’ndeki mücadeleyle 'dalya' dedi.

* Teknik Direktör Luis Aragones, iki maç sonra kaleyi yine Volkan Demirel’e teslim etti. Kart cezası nedeniyle ligin 4. haftasındaki Gençlerbirliği maçında yerini Volkan Babacan’a bırakan, sportmenliğe aykırı hareketten dolayı aldığı 1 maçlık ceza affedilmesine karşın 5. haftada Sivasspor maçında da kadroda yer almayan Volkan Demirel, Dinamo Kiev karşısında ilk 11’de sahaya çıktı. Fakat tecrübeli eldiven, maçın 33. dakikasında yaptığı hareketlerle taraftarının yüreğini ağzına getirdi. Ceza sahası dışına çıkan Volkan, uzuklaştırmak istediği topu iki kez ıskaladı ama meşin yuvarlakla buluşan Bangoura'nın yaptığı aşırtma vuruş üstten auta gitti.

* Maç öncesi Fenerbahçe’nin Brezilyalı yıldızı Roberto Carlos, maçla ilgili Kazım’a taktikler verdi. Brezilyalı futbolcunun, tercüman yardımıyla Kazım’a özellikle oyun alanının çizgiye yakın bölümlerini göstererek bir süre konuşma yaptığı görüldü. Öte yandan 40. dakikada soldan bindirme yapan Roberto Carlos için ofsayt bayrağı kaldırıldı. Brezilyalı oyuncu bu karara itiraz edince sarı kart gördü. Oysa bu pozisyonda Roberto Carlos ofsaytta değildi.

* Fenerbahçe’yi Dinamo Kiev karşısında yalnız bırakmayan taraftarı, stadın tamamına yakınını doldurdu. Sarı-Lacivertli taraftarlar, lig maçlarına oranla, Şampiyonlar Ligi mücadelesine daha büyük ilgi gösterdi. Taraftarlar, maç öncesi yaptıkları tezahüratlarla, kötü günler geçiren takımlarına zorlu maç öncesi destek verdi. Futbolcuları tek tek tribünlere çağıran taraftarlar, futbolcuların moralini üst düzeyde tutmaya çalıştı. Telsim kale arkası tribününün alt bölümünde açılan dev pankartta İngilizce olarak 'No Way Out' (Çıkış yok) yazısı yer aldı. Aynı tribünün üst bölümünde ise taraftarların ellerindeki sarı ve lacivert renkteki kartonlarla 'Kadıköy' yazısı yazıldı.

* Maç öncesi tribün organizasyonları statta renkli görüntüler oluştu. Karşılaşma başlamasına kısa bir süre kala tüm tribünlerin birlikte tezahüratı coşkulu bir atmosfer oluşturdu. Migros kale arkası tribünündeki taraftarlar, Galatasaray’ın UltrAslan taraftar grubunun lideri Alpaslan Dikmen’in vefatı nedeniyle, Sarı-Kırmızılı taraftarlara hitaben, 'Acınız, acımızdır' yazılı pankart açtı. Bu arada az sayıda Ukraynalı taraftar da konuk seyirci tribünündeki yerini alarak Dinamo Kiev’i destekledi.





Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde 2. hafta, salı günü oynanan 8 karşılaşma ile başladı.


G Grubu'nda Fenerbahçe'nin rakibi olan İngiliz ekibi Arsenal sahasında, Portekiz'in Porto takımını 4-0 gibi farklı bir skorla geçmeyi başardı.

Topçular'ı galibiyete taşıyan goller; 30 ve 48. dakikalarda Robin van Persie ve 49 ile 71. dakikalarda Emmanuel Adebayor'dan geldi.

Şampiyonlar Ligi'nde alınan diğer sonuçlar ise şöyle:

E Grubu:

Aalborg 0-3 Manchester United (Dk. 21 Rooney, Dk. 55, 79 Berbatov)

Villarreal 1-0 Celtic (Dk. 67 Senna)

F Grubu:

Bayern Munih 1-1 Lyon (Dk. 24 Demichelis kendi kalesine, Lyon) (Dk. 52 Ze Roberto, Bayern Münih)

Fiorentina 0-0 Steaua Bükreş

G Grubu:

Fenerbahçe 0-0 Dinamo Kiev

Arsenal 4-0 Porto (Dk. 30, 48 Van Persie, Dk. 39, 71 Adebayor)

H Grubu:

Zenit St. Petersburg 1-2 Real Madrid (Dk. 4 Hubocan kendi kalesine, Dk. 31 Van Nistelrooy, Real Madrid) (Dk. 24 Danny)

BATE Borisov 2-2 Juventus (Dk. 17 Krivets, Dk. 23 Stasevich, BATE) (Dk. 28, 45+3 Iaquinta, Juventus)

0 yorum var: